15 Kasım 2013 Cuma 00:19 tarihinde yazıldıktan sonra , , , olarak fişlendi.
canınız mı sıkılıyor? hayat çok mu anlamsızlaştı birden? monotonluğun bu kadarı da fazla ama değil mi? dışarıda ne kadar da kötü bir hava var, insanın içi daralıyor yahu!? off yine erken kalkıp işe gitmek zorunda mısınız? ay sanki hergün aynı şeyleri yapıyomuşuz gibi oluyor şekerim? dejavunun bu kadarı da fazla ama?! tüm bu rutin saçmalıklardan bunaldınız mığ? yeter artık yiteeeeeğğğğrrr!!!

üzülmeyin sayın ahalilerim. herşeyin bir çözümü var elbet. bu yazımızda da sizlere sadece 2 adımda sıkıntılarınızla baş etme tekniklerini öğreteceğim. uygulamalı olarakta göstermek isterdim lakin çoh yoğunum şu sıralar. anca kendime yetebiliyorum.

hamdi vizyonuyok terapi akademisi kimseye ihtiyaç duymadan can sıkıntısıyla başa çıkma tekniklerini sunmaktan gurur duyar.

götünüzü parmaklayın - çok kaba bir tabir olduğunun farkındayım ama tıpta ayıp olmaz sayın sıkılmatikler. utanmadan çekinmeden parmaklayabilirsiniz yağne. şüphesiz ki can sıkıntısıdan kurtulmanın tek yolu uygun açı ile uygun yeri parmaklamaktan geçer. farklı bir yol olursa da burdan hepinize kucak dolusu sevgiler.

parmak değiştirin - parmaklıyorum parmaklıyorum ama olmuyor? naapmam lazım diyenler için önerimiz bu. parmaklamaya da yeni açılımlar getirmemiz gerekiyor tabi ki. unutmayın ki rutinleştirdiğiniz herşey monotonlaşacak, monotonlaştırdığınız herşey de sıkıcı olacaktır. onun için naapmanız lazım? değiştireceksiniz, parmakları sürekli değiştireceksiniz yau. çok zor değil inanın ben denedim oluyor.

kısa, faydalı ve anlamlı bir yazının daha sonuna gelmenin burukluğuyla hepinize papuy.
devamı »
Bu postada 1 bikbik kere edilmiş
7 Kasım 2013 Perşembe 01:18 tarihinde yazıldıktan sonra , , , olarak fişlendi.
efendim merhabalar. yine ben. sanat eserlerime "yine ben" diye başlamaktan bıktım artık, ama görüyorum ki aranızdan bağzı fütursuzlar yine ben diyen bu insanı okumaktan bıkmıyor, usanmıyor. öncelikle teşekkürlerimi sunmak isterim ki bilogumu tekrar açtığımdan beri beni pişman etmediniz. yorumlar üstüne yorumlar, pohpolamalı yağlı gaymaklı mailler.. yok efendim benim dedemin katırları nağdar iyiymişlerden, babamın üfürük şiddetine kadar milyonlarca vizontelevari mesajlar aldım. ama ben bu numaraları yutmam pek sevgideğer okurmatikler. benim dedemin katırları iyi filan da değil, bildiğin eşşekti!

amcoğlumun "sana bi bilog açalım mı?" demesiyle başlayan internet serüvenim boyunca çok şeyler yaşadım, çok bağdireler atlattım, çok şeyler öğrendim ki kendimi de aşıp işi bilimselliğe kadar vurdum. artık akademik ve bir o kadar da bilimsel makalelere imzamı atabilir vaziyetteyim. peki nasıl başardım sorusuyla devam edip sizleri şaşırtacağımı düşünüyorsanız yine yanılırsınız. empati yapmaya çalışmayı da bırakın artık.. olmuyor işte olmuyor..

hamdi vizyonuyok kişisel gelişim gurubu on adımda on iki adım sanatının inceliklerini sunmaktan başarıya ulaşmışçasına memnuniyet duyar...

sigarayı bırakın - eğer gerçekten ve tüm samimiyetinizle on adımda on iki adım atmak istiyorsanız sigarayı bırakmanız lazım. yoksa ikinci adımda tökezlersiniz.

sağlıklı beslenin - günde üç öğünden fazlasını yemeyin artık.. obezitenin arttığı şu günlerde ülke nüfusumuzda bir obezimiz de eksik olsun? fena mı olur?

iyi kalpli olun - herşeyin başı niyet. siz iyi kalpli olursanız diğerleri de iyi olur belki. bu konuda garanti veremiyorum ama deneyin be ya. hep kötü kalp.. hep art niyet.. nereye kadar? hem iyi kalp iyi vücutta bulunur. daş gibisiniz maşalla.

pozitif olun - ters kutuplar birbirini çeker. belki helal süt emmiş bi negatif bulur, mutlu mesut bi yuva kurarsınız? bence mikemmel bir aydiya.

yeteneklerinizin farkına varın - bu konuda ısrarcı olamıycam saygılı hafızlar. ama siz yine de bi kendinizi izleyin bakalım, kendi kendinize kalınca napıyosunuz? belki gizli gizli sigara içiyosunuz hala. o zaman bi şaplak şart.

acil durum eylem planı hazırlayın - oldu ya ayağınız takıldı on ikinci adımın yerine geçecek onuncu adımı atamadınız. naapmanız lazım? nasıl kurtulmanız lazım? hangi yöntemlere başvurmanız lazım? gibi saçma soruları şimdiden cevaplayın. yarın gelipte hani on adım da on ikiydi demeyin. on ikiyi yedirmeyiz!

ertelemeyin - üşeniyorum öyleyse yarıncılar kervanına katılmayın. yarınıyorum öyleyse üşeniyorum kervanına katılın. inanın birbirinden şeker kuzucuklar var bu tarafta.

hafızanızı geliştirin - bi hafıza kolay gelişmiyor sayın biladerler. yavaş yavaş ama kalıcı bi gelişim yakalamak şart. onunçün ilk başlarda benim gibi birden beşe kadar saymayı deneyin. oturtunca birden altıya kadar. o da tamamsa birden yediye.. sonra birden sekize.. derken birden dokuza.. on ikiye kadar sayabiliyosanız müteşekkir.

olmuyosa zorlamayın - çıkmadık candan ümit kesilmez. olmuyosa forret gump olur koşarız icabında. moral bozmak... yok. çok çalışmak... var.

fazla sorgulamayın - vay efendim benim ayakkabı numaram 50 yane ben bir adım atsam zaten iki adım sayılıyo türünden münakaşalara girmeyin benimle. muhatabınız ben değilim bu bir, bişey biliyoz da konuşuyoz bu iki.

bir nedir, nasıldır, how to, do it yourself tadında paylaşımın daha sonuna geldik sayın şapşirikler. emeğe saygı, +rep lütfen. sabırla okuyabildiyseniz gerçekten gerçekten. yok okuyamadıysanız da en azından sonunu okusaydınız bari belki katil gerçekten bahçıvandır yahu. neyse esenlen mi kalıyosunuz benlen mi kalıyosunuz bi an önce karar verinde işimize bakalım. hadi papuyz
devamı »
Bu postada 0 bikbik kere edilmiş
1 Kasım 2013 Cuma 23:58 tarihinde yazıldıktan sonra , , , , olarak fişlendi.
merhaba sayın okuyucutörler. yine gelmiş geçmiş en bilimsel bilog'da gözlem tekniğine dayanan ve profesyonel bilim adamlarını ağlatacak türden bilimsel bir yazı ile karşınızdayım. akademik blog hayatıma ara verdikten sonra malumunuz boş durmadık, okulu bitirdik, işlendik, askerlendik, arabalandık derken bi de gittik üstüne üstlük kaza yaptık. kaza yaparken de boş durmadık tabikisi de.. gözlem yaptık. deney yaptık. olgusal olduk. mantıksal takıldık. objektif davrandık. ve hatta eleştirel, genelleyici ve seçici tavrımızdan ödün vermedik.. vermeyeceğiz de hamdolsun.

neyse yine bokunu çıkarmaya başladım gibi.. araştırma konumuza döneyim. hamdi vizyonuyok tarikatı trafik kazası yapmadan önce yapmanız gerekenleri dua ve selam ile sunmaktan gurur duyarlar.

hazırlık yapmayın - yapacak olduktan sonra nasıl olsa yapacaksınız yani kurtuluşunuz yok. onun için hazırlık yapma denemelerini, her kazaya hazırlıklı olma eğilimini filan bi bırakın artık yaa... yaşınız kaç olmuş hala hazırlık mazırlık...

spontan yaşama alışın - ilk maddenin ikinci cümlesinde belirttiklerimin aynısı geçerli. ingilizce bildiğimi belli etmek için yazdım bunu da :):)

zevk almaya bakın - tecavüz kaçınılmazsa naapıyoduk? hatırlayabildiyseniz okeyto.

şoka girin - hayatınızda farklı bişeyler yapma zamanı gelmedi mi artık sizce de? alın size fırsat..

hava yastığından çıkan havayı soluyun - zaten istesenizde istemeseniz de soluyacaksınız. ciğerleriniz bu havayla dolacak. direnmenin anlamı yok.

şaşırın - büyük bir kaza atlattınız ve gözünüzü açabildiğinize göre hayattasınız. bence şaşırmak en doğal hakkınız.

kontrol önemli - kontrol dediysek hemen arabaya odaklanmayın. başınıza gözünüze ve bilimum organlarınıza bakın. sağlamsa bir kazayı daha sapasağlam atlattık çok şükürler.

kucaklaşın - yanınızda biri varsa ve o da hala sapasağlamsa arabadan inin ve birbirinize kucak dolusu sarılın. arabanın aq

tekrar şaşırmaca - sarılma faslından sonra bir de baktınız ki karşıda ışıkları yanıp sönen bir polis arabası. tıpkı filmlerdeki  gibi ama olabiliyo lan valla. ne ara geldiler falan oldum yanee..

üzülmeyin - arabayı değiştirme vaktiniz gelmişti ne de olsa. bi arabayı 20 sene kullanmayı düşünmüyordunuz heralde? dedem olsa eyvallah.

yine bir kaza, yine ben. bu seferde ölmedik, bu seferde ucuz atlattık hamdolsun. Allah kimselerin başına vermesin sayın okurmatikler. görüşmek üzere. ister esenle kalın, ister benle.. papuy

ps: başlığı kaza yapmadan önce yapmanız gerekenler yaptığım halde kaza yaparken yapmanız gerekenleri anlatmışım. oluyor arada böyle
devamı »
Bu postada 0 bikbik kere edilmiş